20yearschallenge sosyal medya yapay zeka

20 Years Challenge Neye Hizmet Ediyor?

Pandemide evde oturdukça, çeşit çeşit sosyal medya meydan okumaları uyduruyoruz. Bu meydan okumalara epey de rağbet var. IceBucket gibi hayırlı bir işe vesile olduğunu  söyleyenler de var, sırf eğlence amaçlı olanlar da. Bu hafta da 20yearsChallenge (20’li yaş meydan okuması) diye bir akım başladı. Ünlüler, ünsüzler derken, Tarkan Yıldız Tilbe’nin meydan okumasını “bu meydan okumanın nasıl bir amaca hizmet edeceğini anlamadım” diyerek geri çevirdi (Neyi neden yaptığını sorgulamazsan mega star olamazsın).

20yearschallenge sosyal medya yapay zeka
20yearschallenge sosyal medya yapay zeka

Gayet yerinde bir soru; bu akım neye hizmet ediyor?

⚠ UYARI: Bu sorunun arkasında İlluminati veya Rockefeller ailesini arıyorsanız yanlış sayfadasınız.

20years challenge ya da iki sene önce başlayan 10yearschallenge gibi akımlar ve sosyal medyada hızla yayılan nice akım, yapay zeka ve makina öğrenimine hizmet ediyor. Nasıl?

Biz insanlar aynı kişinin 20 yıl arayla çekilmiş iki fotoğrafını gördüğümüzde hangisinin eski hangisinin yeni olduğunu anlayabiliriz ama makinalar anlayamaz. Tabii yeterince eğitilmezse.

7 Mayıs itibariyle Instagram’da #20yearschallenge etiketiyle 278bin, #20yaschallenge etiketiyle 117bin fotoğraf paylaşılmış. Nerden baksanız büyük veri.  Yapay zeka programları yüz binlerce kişinin 20 yıl arayla çekilmiş fotoğrafları arasındaki değişime bakarak, hangisnin önce hangisinin sonra çekildiğini yorumlayabilir.

Peki, bu iyi bir şey mi yoksa şeytani bir plan mı? Bu sorunun cevabı atomu parçalayabilmemizle aynı. Ne amaçla kullandığınıza bağlı. Atom’u parçalayarak tüm dünyaya yetecek temiz enerji de üretebilirsiniz, bir şehri ortadan da kaldırabilirsiniz. Tercih sizin 🙂

Temiz bir gelecek
İnsandan temizlenmiş bir gelecek

Yapay Zeka Bizim Genç/Yaşlı Fotoğraflarımızla Ne Yapacak?

Olasılıklar sonsuz. Bir insanın son 20 yılda geçirdiği hastalıkların listesine sahipseniz (e-nabız, Apple Health, vs.); yeme, içme, uyku alışkanlıkları gibi sağlığı etkileyen yaşam tarzını biliyorsanız (Facebook ve Instagram’daki parti fotoğraflarınız, gittiğiniz restorandan paylaştığınız yer bildirimleri vs.) ve elinizde bu kişinin 20 yılda yüzündeki, vücudundaki değişimleri görebiliyorsanız; önümüzdeki 20 yılda aynı yaşam stiliyle ne kadar değişeceğini, mevcut ve potansiyel hastalıklardan ne ölçüde etkileneceğini ve hatta bir sonraki 20 yılı tamamlayıp tamamlayamayacağını öngörebilirsiniz (bizim için büyük, yapay zeka için küçük bir görev). Bu aşamada elimizde olan veri atomun nasıl parçalanabileceği verisi gibi. Bundan sonra yapacaklarımız ise insan türünü uzun ve mutlu bir yaşama kavuşturabilir. Pek çok hastalığa daha yakalanmadan önlem alabiliriz. Televizyonda Sağlık Bakanlığı’nın kamu spotları size sigarayı bıraktıramayabilir ama akıllı bir programın, bu şekilde sigara içmeye devam ederseniz 47 yaşında öleceğinizi söylemesi çok daha etkili olur.

Bir de karanlık tarafa bakalım. Bugün Facebook, Google, Apple, Amazon gibi şirketlerin elindeki büyük veri genellikle insanlık için değil, diğer işletmelerin hepimizi sadık birer müşteriye dönüştürebilmesi amacıyla kullanılıyor. Yukarıda bahsettiğim, kişilerin gelecekteki sağlık durumlarının yüksek doğrulukla tahmin edilebilmesi,  veri kullanımını bir adım ileriye taşıyabilir. Üstelik bu tehlikeli bir adım. Sağlık sigortası satan firmalar bu bilgiyi kimlerin müşteri olarak hedefleneceğini belirlemek için değilde kimlerin müşteri olarak alınmaması gerektiğini gösteren bir havuz oluşturmak için kullanabilir. Bir kişi sağlık poliçesi satın aldıktan sonra daha üçüncü yılında çok büyük masraflı bir hastalık geçirecekse ve sigorta şirketi bunu öngörebilirse o kişiyi sigortalamaktan kaçınacaktır.

Bu ilk aklıma gelen örnek. Bu konuda kafa yoranlar muhtemelen çok daha büyük tehlikeleri fark edecektir.

Peki, ne yapalım? Yapay zekaya, makina öğrenimine karşı mı çıkalım?

Sosyal medyadaki hangi akıma katılacağınıza, hangi bilgilerinizi paylaşıp hangilerini paylaşmayacağınıza, kişisel verilerinizi kimlerle, nasıl paylaşmanız gerektiğine karar vermek başlı başına bir meydan okuma. Hepimiz izlediğimiz bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz, insanlara hizmet eden robotlar, sesli komutla yönetilen akıllı evler, kendi kendini park eden otomobiller bir an önce gelsin (gelmiş olanlar da ucuzlayıp yayılsın) istiyoruz ama yapay zekanın tüm bu görevleri başarması için çok çok fazla veriye ihtiyacı var.

Yasal not: Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir. Yapay zekaya makinalara savaş açma ya da tüm bilgilerinizi Faccebook’a gömme tavsiyesi hiç değildir. Konuyla amatör olarak ilgilenen bir reklam yazarının fikirleridir sadece. Eğer yanlış bulduğunuz ya da eklemek istediğiniz şeyler varsa, lütfen aşağıya yorum olarak yazın. Böylece ben de Google Analytics içinde bir veri olarak sizi izleyebileyim 🙂

Be the first to comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir